İçeriğe Atla
Mustafa Erbay
Teknoloji · 5 dk okuma · görüntülenme Read in English

Monitoring Kurmayınca Ne Oluyor? Tecrübelerimden Acı Bir Ders

Yirmi yıllık kariyerimde, göz ardı edilen monitoringin sistemlere ve işlere nasıl beklenmedik maliyetler çıkardığını bizzat deneyimledim. Bu yazı, görmezden…

100%

Bir sistemin sessizce ölmesini izlemek, kariyerimde yaşadığım en çaresiz anlardan biriydi. Üstelik bu ölüm, aslında günlerdir atılan çığlıkların duyulmamasından ibaretti. Benim için monitoring, sadece bir tool kurmak değil; sistemle aramızdaki iletişimi kurmak, onun nefes alışını, kalp atışını duymak demek.

Yıllar içinde, her zaman en karmaşık sorunların en basit ihmallerden doğduğunu gördüm. Ve bu ihmallerin başında, çoğu zaman yetersiz veya hiç olmayan monitoring geliyordu. Sistemi izlemek, proaktif olmak ve olası felaketleri önlemek için olmazsa olmaz bir adımdır.

Semptomlar Kapıyı Çalmadan Önce: Duyulmayan Çığlıklar

Bir üretim firmasının ERP’sini geliştirirken, geceleri çalışan kritik bir veri aktarım job’ı vardı. Bu job, tedarik zinciri entegrasyonu için günde bir kez çalışır, normalde kısa sürede tamamlanırdı. Bir sabah, sevkiyat planlamasındaki tutarsızlıklar nedeniyle büyük bir kargaşa yaşandı.

Job’ın bir entegrasyon hatası yüzünden takılı kaldığını ve olması gerekenden çok daha uzun sürdüğünü fark etmemiz günlerce sürdü. systemd unit’inin OnFailure ayarı düzgün yapılandırılmadığı için, hata durumunda kimseye haber verilmemişti. journald loglarını o yoğunlukta kimsenin düzenli kontrol etmediğini de ekleyince, sessiz bir felaket yaşanmıştı. Sonuç, tırların yanlış yüklenmesi, boş dönen araçlar ve ciddi operasyonel zarar oldu. Bu durum, monitoring eksikliğinin doğrudan maliyetiydi.

Sessiz Katiller: Monitoring Olmayınca Gözden Kaçan Detaylar

Sistemler, çoğu zaman bize ne olduğunu fısıldar; biz dinlemeyi bilmezsek, o fısıltılar bir anda gürültülü bir krize dönüşür. Kendi yan ürünümün backend’inde, bir ara Redis’in anlamsız yere bellek kullanmaya başladığını fark ettim. Yanlış OOM eviction policy seçimi nedeniyle, eski veriler silinmiyor ve servis yavaş yavaş şişiyordu. Eğer Redis’in used_memory metriğini düzenli olarak izleseydim, bu sorun daha başlamadan alarm verecekti; ancak manuel kontrolle fark etmek zorunda kaldım.

PostgreSQL tarafında da benzer durumlar yaşadım. Bir müşteri projesinde, WAL bloat problemi yüzünden disk alanı yavaş yavaş tükeniyordu. vacuum monitoringi olmadığı için, sorun kritik seviyeye gelene kadar kimse fark etmemişti. Network tarafında ise, MTU/MSS mismatches veya VLAN tagging karmaşasından kaynaklanan ara sıra yaşanan bağlantı kopuklukları, monitoring olmadan sadece “arada oluyor” denilerek geçiştiriliyordu. Güvenlik tarafında ise, fail2ban’in yeterince etkili çalışıp çalışmadığını, auditd loglarının denetlenip denetlenmediğini bilmemek, beni hep rahatsız etmiştir.

Maliyet Hesaplaması: Görmezden Geldiğimiz Bedel

Büyük bir TR e-ticaret sitesinde, yaşadığım en çarpıcı monitoring hikayelerinden biriydi. Bir sunucudaki disk yavaş yavaş dolmaya başladı. Ne yazık ki, kritik disk kullanım metrikleri için bir monitoring sistemi veya alarm yoktu. Bir gece disk %100 doldu ve tüm ödeme sistemi durdu. WAL rotation alarmı düşmedi, çünkü böyle bir sistem yoktu.

Sorun ancak ertesi sabah, müşterilerden gelen yoğun şikayetler üzerine fark edildi. Saatlerce süren o kesinti, ciddi bir ciro kaybına ve geri dönülmez müşteri memnuniyetsizliğine yol açtı. Bu durum, monitoring kurulumunun maliyetinin, yaşanan bir kesintinin maliyetinin yanında devede kulak kaldığının acı bir kanıtıydı.

Bir Kültür Meselesi: Monitoring Sadece Bir Araç Değil

Bana kalırsa monitoring, sadece bir dizi grafik ve alarm paneli değildir. Bu, bir ekibin sistemlerine karşı taşıdığı sorumluluğun, proaktif bir yaklaşımın ve sorunları kökünden çözme arzusunun bir göstergesidir. Bir şirketin çıkışında üç farklı ISP var ve DSCP marking doğru yapılmazsa ses paketlerinin patladığı bir senaryo düşünün. Bu tür kritik detayları monitoring etmeden, sorunların kaynağını bulmak samanlıkta iğne aramaya benzer.

Sistemleri sadece çalışır durumda tutmak yeterli değil. Onların nasıl çalıştığını, ne zaman zorlandığını, ne zaman yardım istediğini de bilmemiz gerekiyor. Benim tecrübelerime göre, bu bilgi akışını sağlayan yegane köprü, etkili bir monitoring altyapısıdır.

Peki sizin kariyerinizde, monitoring eksikliğinin yol açtığı en pahalı ders neydi? Ya da tam tersine, iyi bir monitoring sisteminin sizi kurtardığı bir anınız var mı? Yorumlarda benimle paylaşın.

Paylaş:

Bu yazı faydalı oldu mu?

Yükleniyor...

Bu yazı nasıldı?

Sıkça Sorulanlar

Bu makale ile ilgili okurların sorduğu yaygın sorular.

Monitoring sistemleri kurarken nelere dikkat etmeliyim?
Benim deneyimime göre, monitoring sistemleri kurarken en önemli nokta, sistemle olan iletişimi kurabilmek ve olası felaketleri önlemek için proaktif olmak. Bu nedenle, sistemlerin nefes alışını, kalp atışını duyabilen araçları seçmeli ve düzenli olarak loglarını kontrol etmeliyiz. Ayrıca, sistemlerin hata durumunda kimseye haber vermeyeceğinden emin olmak için, gerekli ayarlar yapılandırılmalı ve test edilmelidir.
Monitoring yapmadan önce hangi araçları kullanmalıyım?
Ben genellikle, sistemlerin loglarını kontrol etmek için `journald` gibi araçları ve sistemlerin performansını izlemek için `systemd` unit gibi araçları kullanıyorum. Ayrıca, Redis gibi veri depolama araçlarının bellek kullanımını izlemek için özel araçlar da kullanmak necessário. Ancak, en önemli nokta, sistemlerin específik ihtiyaçlarına göre araçları seçmek ve düzenli olarak güncellemek.
Monitoring eksikliğinin maliyeti ne olabilir?
Benim deneyimime göre, monitoring eksikliğinin maliyeti oldukça yüksek olabilir. Örneğin, bir üretim firmasının ERP'sini geliştirirken, geceleri çalışan kritik bir veri aktarım job'ı vardı ve bu job'ın bir entegrasyon hatası yüzünden takılı kalması, olması gerekenden çok daha uzun sürmesi ve kimse tarafından fark edilmemesi, ciddi operasyonel zarara neden oldu. Bu nedenle, monitoring eksikliğinin maliyetini hesaplamak ve önlemek için, sistemlerin düzenli olarak izlenmesi ve olası hataların öngörülmesi sangat önemlidir.
Monitoring yaparken hangi hatalardan kaçınmalıyım?
Benim deneyimime göre, monitoring yaparken en önemli hatalardan biri, sistemlerin hata durumunda kimseye haber vermeyeceğinden emin olmak için, gerekli ayarlar yapılandırılmaması. Ayrıca, sistemlerin loglarını düzenli olarak kontrol etmemek ve sistemlerin performansını izlememek de önemli hatalardır. Bu nedenle, monitoring sistemleri kurarken, sistemlerin específik ihtiyaçlarına göre araçları seçmeli, düzenli olarak güncellemeli ve sistemlerin hata durumunda kimseye haber vermeyeceğinden emin olmak için, gerekli ayarlar yapılandırılmalı ve test edilmelidir.
ME

Mustafa Erbay

Sistem Mimarisi · Network Uzmanı · Altyapı, Güvenlik ve Yazılım

2006'dan bu yana sistem mimarisi, network, sunucu altyapıları, büyük yapıların kurulumu, yazılım ve sistem güvenliği ekseninde çalışıyorum. Bu blogda sahada karşılığı olan teknik deneyimlerimi paylaşıyorum.

Kişisel Notlar

Bu notlar sadece sizde saklanır. Tarayıcınızda yerel olarak tutulur.

Hazır 0 karakter

Yorumlar

Sunucu Taraflı AI Moderasyon

Yorumlar sunucuda yapay zeka ile denetlenir ve kalıcı olarak saklanır.

?
0/2000

Sunucu taraflı AI denetim

✉️ Ücretsiz · Spam yok · İstediğin an çık

Yeni yazılardan haberdar olun

Yeni içerikler ve teknik notlar e-postanıza gelsin.

  • 📌
    Haftanın en iyisi Sadece okumaya değer tek yazı
  • 🔧
    Alet çantası Bu hafta kullandığım araçlar
  • 🧠
    Perde arkası Blog'a girmeyen notlar

Spam yapmıyoruz. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. · Sadece Umami (self-hosted, Google yok) ile takip.

Okuma İstatistikleriniz

0

Yazı Okundu

0dk

Okuma Süresi

0

Gün Serisi

-

Favori Kategori

İlgili Yazılar