İçeriğe Atla
Mustafa Erbay
Kariyer · 3 dk okuma · görüntülenme Read in English

En Büyük Girişimcilik Hatalarım

20 yıllık sistem mimarisi ve yazılım geliştirme tecrübemde, teknik bilginin ötesine geçerek yaptığım en büyük girişimcilik hatalarını ve bu hatalardan…

100%

Kariyerimde en büyük maliyetleri, yazdığım hatalı bir kod satırı ya da yanlış tasarlanmış bir network topolojisi değil, verdiğim ‘evet’ler ve görmezden geldiğim ‘hayır’lar yarattı. Evet, sistemler ve kodlar üzerinde yirmi yıldır çalışıyorum, ama girişimcilik denilen o bambaşka arenada yaptığım basit hataların bedelini teknik borçtan çok daha ağır ödedim. Bugün size kendi tecrübelerimden yola çıkarak, beni en çok zorlayan ve en çok öğreten girişimcilik hatalarımdan bahsetmek istiyorum.

Bu hatalar, sadece zamanımı ve enerjimi çalmakla kalmadı, aynı zamanda bana işin teknik boyutunun ötesinde, insan ve pazar dinamiklerinin ne kadar kritik olduğunu gösterdi. Girişimcilik yolculuğumda karşılaştığım bu zorluklar, benim için en değerli derslerin kaynağı oldu.

”Her Şeyi Tek Başıma Yapabilirim” İllüzyonu

Bu, sanırım benim gibi teknik kökenli birçok kişinin düştüğü klasik bir tuzak. Sistem mimarisi, network yönetimi, yazılım geliştirme… Yıllar içinde edindiğim bu geniş bilgi yelpazesi, bana her şeyi tek başıma yapabileceğim yanılsamasını verdi. Kendi yan ürünlerimden birinin finansal hesaplayıcılarını geliştirirken, backend’den frontend’e, UI/UX’ten pazarlamaya kadar her detaya kendim girmeye çalıştım.

Sonuç mu? Proje ilerlemesi yavaşladı, odak noktam dağıldı ve enerjim çok kısa sürede tükendi. Bir yandan PostgreSQL optimizasyonlarıyla uğraşırken, diğer yandan CSS hatalarını düzeltmeye çalışmak, aynı anda da hedef kitle analizi yapmak… Bu, verimliliği artıran bir çoklu görev değil, aksine her alanda vasat kalmaya mahkum bir çabaydı. Bu süreçte anladım ki, bir işi iyi yapabilmek için bazen en iyi yeteneğiniz olan şeyi bile başkasına bırakmayı bilmek gerekiyor.

Pazarın Değil, Kendi Fikrimin Peşinden Koşmak

Teknik insanlar olarak parlak fikirler üretmeye bayılırız. Çoğu zaman bu fikirlerin ne kadar “cool” veya “teknolojik olarak ileri” olduğuna odaklanırız. Bir üretim ERP’sinde, üretim planlama süreçlerini optimize etmek için AI destekli bir modül geliştirmeye soyunmuştum. Fikir harikaydı, algoritmalar komplike, sonuçlar kağıt üzerinde mükemmeldi.

Ancak sahaya indiğimizde, operatörlerin ve üretim müdürlerinin bu karmaşık arayüzle uğraşmak yerine, alışık oldukları eski yöntemlere dönme eğiliminde olduklarını gördük. Benim için günler süren bir implementasyon, onların günlük akışında gereksiz bir ekstra adımdı. Pazara çıkmadan önce yeterli validasyonu yapmadığım, gerçek kullanıcı ihtiyaçlarını derinlemesine anlamadığım için, harcanan onca emek ve zaman boşa gitti. Bazen en basit çözüm, en iyi çözümdür.

İnsan İlişkilerini ve Sözleşmeleri İkinci Plana Atmak

Yazılımın kodu ve sistemin mimarisi ne kadar sağlam olursa olsun, işin insan ve hukuk tarafını es geçmek büyük sorunlara yol açabiliyor. Bir müşteri projesinde, projenin kapsamını ve teslim edilecekleri sözlü anlaşmalarla geçiştirdiğimi hatırlıyorum. “Hallederiz, önemli değil” diyerek başladığımız o projede, sonradan çıkan ekstra talepler ve revizyonlar yüzünden hem zaman kaybettik hem de ilişkimiz gerildi.

Bu durum, beklenenden çok daha fazla efor harcamamıza ve projenin ciddi şekilde gecikmesine sebep oldu. Yazılı sözleşmelerin ve net beklenti yönetiminin sadece “kağıt işi” olmadığını, aynı zamanda bir projenin ve iş ilişkisinin sağlığı için temel bir güvenlik katmanı olduğunu acı bir şekilde öğrendim. Teknik tarafta fail2ban kurarken, insan ilişkilerinde fail2ban benzeri net kurallar koymayı ihmal etmiştim.

”Hızlıca Biter” Aldatmacası

Bir işe başlarken “bu kolay, hızlıca hallederim” demek, benim için en büyük tuzaklardan biri oldu. Özellikle mobil uygulamamda Play Store’a bir güncelleme gönderecektim. İçimden “kısacık bir iş” diyordum. Ancak uygulamanın native paket entegrasyonlarındaki bir uyumsuzluk, ardından Play Store’un metadata reject’leri ve son olarak bölgesel yayınlama ayarları derken, bu “kısacık iş” günlerce sürdü.

Bu tür durumlarda sadece teknik zorluklar değil, dış bağımlılıklar ve bürokratik süreçler de zaman tahminlerini altüst edebiliyor. Artık bir işi planlarken, en iyimser senaryonun en az iki katını düşünmeyi bir prensip haline getirdim. Bir şeyi hızlıca bitirmek yerine, doğru ve sağlam bitirmek çok daha değerli.

Sonuç

Girişimcilik, teknik bilgiden çok daha fazlasını gerektiren bir yolculuk. Bu yolda edindiğim tecrübe bana gösterdi ki, bir sistemin kernel modüllerini blacklist’lemek kadar, kendi yanılgılarını blacklist’lemek de önemli. Hatalar kaçınılmaz, ancak onlardan ders çıkarmak ve aynı çukura tekrar düşmemek, gerçek gelişim burada başlıyor.

Peki, sizin kariyerinizdeki ya da girişimcilik yolculuğunuzdaki en büyük hata neydi? Ondan hangi dersleri çıkardınız? Yorumlarda paylaşın, belki de birbirimizin hatalarından öğreniriz.

Paylaş:

Bu yazı faydalı oldu mu?

Yükleniyor...

Bu yazı nasıldı?

Sıkça Sorulanlar

Bu makale ile ilgili okurların sorduğu yaygın sorular.

Girişimcilik yolculuğunda her şeyi tek başına yapmak yerine, hangi alanlarda uzmanlara başvurmak daha avantajlıdır?
Benim deneyimime göre, özellikle pazarlama, finans ve tasarım gibi alanlarda uzmanlara başvurmak daha avantajlıdır. Bu alanlarda uzmanlara başvurmak, işin teknik boyutunun ötesinde, insan ve pazar dinamiklerinin ne kadar kritik olduğunu gösterdi ve bana zaman kazandırdı.
Pazarın değil, kendi fikrinin peşinden koşmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Kendi fikrinin peşinden koşmak, yenilikçi ve özgün fikirlerin ortaya çıkmasını sağlayabilir, ancak aynı zamanda pazarın gerçek ihtiyaçlarını göz ardı edebilir. Benim deneyimimde, pazarın gerçek ihtiyaçlarını anlamak ve ona göre hareket etmek, daha başarılı sonuçlar elde etmeyi sağladı.
Girişimcilik yolculuğunda karşılaşılan hatalardan nasıl ders çıkarılabilir?
Benim deneyimime göre, hatalardan ders çıkarabilmek için, hataları analiz etmek, nedenlerini anlamak ve gerekli değişiklikleri yapmak önemlidir. Ayrıca, hatalardan ders çıkarabilmek için, açık bir zihinle yaklaşmak, egoyu bir yana bırakmak ve öğrenmeye açık olmak gereklidir.
Girişimcilik yolculuğunda odaklanma ve önceliklendirme nasıl sağlanabilir?
Benim deneyimime göre, odaklanma ve önceliklendirme sağlamak için, işin teknik boyutunun ötesinde, insan ve pazar dinamiklerini dikkate almak önemlidir. Ayrıca, belirli hedefler belirlemek, görevleri önceliklendirmek ve odaklanmak için gerekli araçları kullanmak da yardımcı olabilir.
ME

Mustafa Erbay

Sistem Mimarisi · Network Uzmanı · Altyapı, Güvenlik ve Yazılım

2006'dan bu yana sistem mimarisi, network, sunucu altyapıları, büyük yapıların kurulumu, yazılım ve sistem güvenliği ekseninde çalışıyorum. Bu blogda sahada karşılığı olan teknik deneyimlerimi paylaşıyorum.

Kişisel Notlar

Bu notlar sadece sizde saklanır. Tarayıcınızda yerel olarak tutulur.

Hazır 0 karakter

Yorumlar

Sunucu Taraflı AI Moderasyon

Yorumlar sunucuda yapay zeka ile denetlenir ve kalıcı olarak saklanır.

?
0/2000

Sunucu taraflı AI denetim

✉️ Ücretsiz · Spam yok · İstediğin an çık

Yeni yazılardan haberdar olun

Yeni içerikler ve teknik notlar e-postanıza gelsin.

  • 📌
    Haftanın en iyisi Sadece okumaya değer tek yazı
  • 🔧
    Alet çantası Bu hafta kullandığım araçlar
  • 🧠
    Perde arkası Blog'a girmeyen notlar

Spam yapmıyoruz. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. · Sadece Umami (self-hosted, Google yok) ile takip.

Okuma İstatistikleriniz

0

Yazı Okundu

0dk

Okuma Süresi

0

Gün Serisi

-

Favori Kategori

İlgili Yazılar